Anonim şirketlerde nama yazılı pay devrinin usulü ile kanuni ve esas sözleşmesel bağlam hükümleri, TTK m. 490-501 çerçevesinde incelenmektedir.
1. Giriş
Anonim şirketlerde nama yazılı paylarda temel ilke, payın esas sözleşmede veya kanunda aksi öngörülmediği sürece serbestçe devredilebilmesidir. Ancak bu payların devri belirli usullere ve sınırlamalara tabidir. Söz konusu usuller ile pay devrinin esas sözleşme veya kanun gereği karşılaşabileceği sınırlamalar, Türk Ticaret Kanunu'nun 490 ilâ 501. maddelerinde düzenlenmiştir.
2. Nama Yazılı Payların Devir Usulleri
Nama yazılı payın devrinde uygulanacak usul bakımından en temel ayrım, payın senede bağlanıp bağlanmamış olmasıdır. Nama yazılı pay senede bağlanmamışsa çıplak pay hükmündedir. Çıplak payın devri Türk Ticaret Kanunu'nda açıkça düzenlenmemiş olmakla birlikte, öğreti ve uygulamadaki çoğunluk görüşüne göre alacağın devri hükümlerine göre yapılır. Bu nedenle TBK m. 184 uyarınca çıplak payın devri için yazılı bir devir sözleşmesi gereklidir. Nama yazılı pay senede bağlanmışsa usul değişir: TTK m. 490 uyarınca pay senedinin devralana ciro edilmesi ve senet zilyetliğinin devralana geçirilmesi gerekir.
3. Nama Yazılı Payların Devrinin Kanunla Sınırlandırılması
Nama yazılı payların devrinin sınırlandırılmasına bağlam denir. Bağlam, kanuni bağlam ve esas sözleşmesel bağlam olarak ikiye ayrılır. Kanuni bağlam TTK m. 491'de düzenlenmiştir. Bu kapsamda bedeli tamamen ödenmemiş payların devri şirket onayına tabi tutulmuştur; miras, mirasın paylaşımı, eşler arasındaki mal rejimi hükümleri veya cebrî icra yoluyla gerçekleşen devirler bu kuralın istisnasını oluşturur. Aynı hüküm uyarınca devralan, ödenmemiş pay bedelini ödeme yeterliliğinin şüpheli olması halinde şirketçe istenen teminatı gösterirse şirket onay vermekten kaçınamaz.
4. Nama Yazılı Payların Devrinin Esas Sözleşme ile Sınırlanması
Esas sözleşmesel bağlamın kapsamı çok daha geniş olabilir. TTK m. 492 uyarınca esas sözleşmeyle nama yazılı payların devri şirket onayına tabi tutulabilir. Kanun ayrıca, esas sözleşmeyle getirilebilecek sınırlamaları payların borsaya kote edilip edilmediğine göre farklı rejimlere bağlamıştır. TTK m. 493 uyarınca borsaya kote edilmemiş nama yazılı paylarda şirket, esas sözleşmede öngörülmüş önemli bir sebebi ileri sürerek devri onaylamaktan kaçınabilir. Pay sahipleri çevresinin bileşiminin korunması, şirketin ekonomik bağımsızlığının sürdürülmesi veya pay sahiplerinde belirli niteliklerin aranması gibi hususlar önemli sebep sayılabilir. Şirket ayrıca, devredene payları başvurma anındaki gerçek değeriyle kendi veya diğer pay sahipleri ya da üçüncü kişiler hesabına almayı önererek de devri reddedebilir; bu mekanizma uygulamada "kaçış klozu" olarak anılır. Devralan, gerçek değeri öğrendikten itibaren bir ay içinde bu öneriyi reddetmezse öneriyi kabul etmiş sayılır. TTK m. 493/3 uyarınca devralan, payları kendi adına ve hesabına aldığını açıkça beyan etmezse şirket devrin pay defterine kaydını reddedebilir. Payların iktisabı miras, mirasın paylaşımı, eşler arasındaki mal rejimi hükümleri veya cebrî icra sonucu gerçekleşmişse şirket, ancak payları gerçek değeriyle devralmayı önerdiği takdirde onay vermekten kaçınabilir; bu halde önemli sebep ileri sürülemez. Borsaya kote edilmiş nama yazılı paylarda ise TTK m. 495 uyarınca şirket, devri yalnızca esas sözleşmede yüzde olarak ifade edilen iktisap üst sınırının aşılması halinde reddedebilir. Payların miras, mirasın paylaşımı, eşler arasındaki mal rejimi hükümleri veya cebrî icra yoluyla iktisap edilmesi halinde ise şirket bu devri hiçbir şekilde reddedemez.
5. Devir Sonrasında Yapılması Gereken İşlemler ve Eksik Pay Bedelini Ödeme Borcu
Devir işlemi gerçekleştikten sonra devralanın payı ve paydan doğan hakları şirkete karşı ileri sürebilmesi için, şirket yönetim kuruluna başvurarak devrin pay defterine kaydedilmesini talep etmesi gerekir. Şirket devir için gerekli onayı vermezse pay ve paya bağlı haklar devredende kalır. Şirket onay verdiğinde devralan, şirket tarafından yeni pay sahibi olarak tanınır ve pay sahipliğinin bütün hukuki sonuçları doğar. Borsaya kote edilmiş nama yazılı paylarda ise TTK m. 496 uyarınca Merkezi Kayıt Kuruluşunun, Sermaye Piyasası Kanunu'na uygun şekilde şirkete bildirim yapması söz konusu olur. Pay defterine kayıt yanlış yapılmışsa TTK m. 500 uyarınca şirket, ilgililerin görüşünü alarak ve kendilerine derhal yazılı bildirimde bulunarak kaydı silebilir. Nama yazılı payın bedelinin tamamen ödenmemiş olması halinde TTK m. 501 uyarınca kalan bedeli ödeme borcu devralana geçer. Bunun istisnası, şirketin kuruluşu veya esas sermayenin artırılması sırasında iştirak taahhüdünde bulunan kişinin payını devretmesi halidir: Şirket, kuruluştan veya sermaye artırımından itibaren iki yıl içinde iflas etmiş ve devralan paydan doğan haklardan yoksun bırakılmışsa, eksik kalan bedel devredenden istenebilir. Bu istisna dışında devreden, eksik kalan pay bedelini ödeme borcundan kurtulur.
6. Sonuç
Bütün bu açıklamalar ışığında, Türk şirketler hukukunda nama yazılı payların devrinin sıkı şekil şartlarına ve sınırlamalara tabi tutulduğu görülmektedir; devrin her aşamasında bu şartlara uyulması büyük önem taşımaktadır. Nama yazılı pay devri ve genel olarak şirketler hukuku hakkında danışmanlık almak için info@guzeloglu.legal adresinden bize ulaşabilirsiniz.