İstanbul Tahkim Merkezi (ISTAC) tahkim yargılamasının adım adım incelendiği bu rehberde kurumsal yapı ve ad hoc tahkimden farkı, tahkim şartının kaleme alınması, tahkim talebi ve cevap, hakem seçimi, görev belgesi ve usuli zaman çizelgesi, acil durum hakemi, 5.000.000 TL eşikli seri tahkim, geçici hukuki koruma, uygulanacak hukuk, nihai karar, HMK ve MTK çerçevesinde iptal davası ile tanıma ve tenfiz konuları kapsamlı biçimde ele alınmaktadır.
İstanbul Tahkim Merkezi (ISTAC), Türkiye'deki ve yurtdışındaki ticari aktörler arasındaki uyuşmazlıkların çözümü için tahkim ve arabuluculuk hizmeti sunan bağımsız, tarafsız ve özerk bir kurumdur. ISTAC Tahkim Kuralları 26 Ekim 2015 tarihinde yürürlüğe girmiş olup, modern kurumsal tahkim kurallarını esas alan, seri tahkim, acil durum hakemi ve geçici hukuki koruma gibi çağdaş mekanizmaları içeren bir düzenleme getirmiştir. ISTAC hakem kararları nihai ve bağlayıcı olup, New York Sözleşmesi sayesinde dünyanın pek çok ülkesinde tenfiz edilebilir niteliktedir. Bu makale; ISTAC tahkim yargılamasını, tahkim şartının kaleme alınmasından nihai kararın icrasına ve iptal davasına kadar tüm aşamalarıyla, uygulayıcı gözüyle ve adım adım incelemektedir.
1. İstanbul Tahkim Merkezi: Kuruluş, Amaç ve Kurumsal Yapı
ISTAC, 6570 sayılı Kanun ile kurulmuş, kamu ve özel sektörden bağımsız, özerk bir tahkim kurumudur. Herhangi bir üyelik şartı aramaksızın hem yerli hem yabancı taraflara hizmet vermektedir. Kurumsal yapısı; Yönetim Kurulu, Genel Kurul, Danışma Kurulu, Milli ve Milletlerarası Tahkim Divanları ile Sekretarya'dan oluşur. Bu yapı içinde en kritik iki organ Divanlar ve Sekretarya'dır. Divanlar; hakem atanması, hakemlere ilişkin red taleplerinin karara bağlanması, tahkim süresinin uzatılması ve masrafların belirlenmesi gibi yargılamanın yönetimsel kararlarını verir. Milletlerarası Tahkim Divanı, çoğunluğu yabancı olan, uluslararası üne sahip hukukçulardan oluşur. Sekretarya ise yargılamanın idari işleyişini yürütür; başvuruların alınması, tebligatların yapılması, sürelerin takibi ve dosya yönetimi Sekretarya'nın görevidir. Bu ikili yapı, tahkim yargılamasının hem hızlı hem de kurumsal denetim altında yürütülmesini sağlar.
2. Kurumsal Tahkim ile Ad Hoc Tahkim Farkı ve ISTAC'ı Tercih Etmenin Avantajları
Tahkim, kurumsal tahkim ve ad hoc (arızi) tahkim olmak üzere iki temel biçimde yürütülebilir. Ad hoc tahkimde taraflar yargılamayı bir kurumun kuralları ve idari desteği olmaksızın, kendi belirledikleri usul çerçevesinde yürütür. Kurumsal tahkimde ise ISTAC gibi bir merkez, önceden hazırlanmış kurallar seti, hakem atama mekanizması, süre yönetimi ve idari destek sağlar. ISTAC'ı tercih etmenin başlıca avantajları şunlardır: önceden belirlenmiş ve öngörülebilir usul kuralları; hakem seçiminde anlaşmazlık halinde Divan'ın atama yapması sayesinde sürecin tıkanmaması; Sekretarya'nın sağladığı idari destek ve süre takibi; masrafların önceden belli tarifeye bağlı olması; seri tahkim ve acil durum hakemi gibi özel mekanizmalar; ve kararların kurumsal denetimden geçmesi sayesinde iptal ve tenfiz aşamalarında daha sağlam olması. Ayrıca ISTAC yargılamasının İstanbul merkezli olması, Türk taraflar bakımından dil, mesafe ve maliyet avantajı sağlar.
3. Tahkim Şartının Kaleme Alınması ve Kritik Unsurlar
Tahkim yargılamasının temeli, tarafların uyuşmazlığı tahkime götürme yönündeki geçerli iradesidir. Bu irade çoğunlukla sözleşmeye konulan bir tahkim şartı ile ortaya konur. ISTAC, taraflara kullanmaları için bir model tahkim şartı önermektedir; bu model şartın esas alınması, geçersizlik riskini en aza indirir. Etkili bir tahkim şartının kaleme alınmasında dikkat edilmesi gereken kritik unsurlar şunlardır: uyuşmazlıkların ISTAC Tahkim Kuralları uyarınca kesin olarak çözüleceğinin açıkça belirtilmesi; hakem sayısının (tek hakem veya üç hakem) kararlaştırılması; tahkim yerinin belirlenmesi; yargılama dilinin seçilmesi; ve uyuşmazlığın esasına uygulanacak hukukun tayin edilmesi. Bu unsurların baştan netleştirilmesi, yargılama aşamasında usule ilişkin ihtilafları önemli ölçüde azaltır. Özellikle hukuk seçimi ve tahkim yeri konusundaki belirsizlikler, sürecin başında zaman kaybına ve ek maliyete yol açabilmektedir. Patolojik (sakat) tahkim şartlarından kaçınmak için model şart metninden ayrılınıyorsa uzman görüşü alınması önerilir.
4. Yargılamanın Başlaması: Tahkim Talebi, Cevap ve Karşı Dava
ISTAC tahkimi, davacının Sekretarya'ya Tahkim Talebi sunmasıyla başlar. Sekretarya, talebin alındığını ve alınış tarihini taraflara tebliğ eder; bu tarih yargılamanın başlangıcı bakımından önem taşır. Tahkim Talebi'nde; tarafların bilgileri, uyuşmazlığın özeti, talep sonucu, tahkim şartına ilişkin açıklamalar, hakem sayısı ve seçimine dair görüşler ile tahkim yeri ve diline ilişkin talepler yer alır. Davalı, Tahkim Talebi'nin tebliğinden itibaren otuz gün içinde cevabını sunar. Bu süre içinde davalının, hakemlerin belirlenmesi gibi konularda da beyanda bulunması gerekir; Sekretarya ek süre verebilirse de hakem seçimine ilişkin beyanların otuz günlük süre içinde yapılması esastır. Davalı, cevabıyla birlikte karşı dava açabilir. Yargılamanın başlangıcında başvuru harcı ve idari masraf ile hakem ücretine ilişkin avansın Masraflar ve Ücretler Tarifesi uyarınca yatırılması gerekir. Masrafların yatırılmaması, yargılamanın ilerlememesine yol açar.
5. Hakemlerin Sayısı, Seçimi ve Bağımsızlık-Tarafsızlık İlkesi
Hakem sayısı taraflarca kararlaştırılır; kararlaştırılmamışsa uyuşmazlığın niteliğine göre Divan tek hakem veya üç hakem belirlenmesine karar verir. Tek hakemli yargılamada taraflar, Tahkim Talebi'nin tebliğinden itibaren otuz gün içinde tek hakemin kim olacağı konusunda anlaşamazlarsa hakemi Divan tayin eder. Üç hakemli yargılamada ise taraflardan her biri birer hakem seçer; taraflardan biri hakemini seçmezse onun hakemini Divan tayin eder. Seçilen veya tayin edilen iki hakem, kendilerine tebliğden itibaren on beş gün içinde üçüncü hakemi (heyet başkanını) belirler; belirleyemezlerse üçüncü hakemi Divan atar. Hakemler, yargılama boyunca bağımsız ve tarafsız olmak zorundadır. Hakem olarak önerilen kişi, bağımsızlık ve tarafsızlığı konusunda şüphe doğurabilecek her hususu açıklamakla yükümlüdür. Bağımsızlık veya tarafsızlıktan haklı şüpheyi gerektiren hallerde taraflar hakemin reddini talep edebilir; red talebi hakkında Divan karar verir ve Divan'ın red kararı nihaidir.
6. Görev Belgesi ve Usuli Zaman Çizelgesi
Hakem veya hakem kurulu belirlendikten ve dosya kendilerine tevdi edildikten sonra, yargılamanın çerçevesini çizen iki temel belge düzenlenir: görev belgesi ve usuli zaman çizelgesi. Görev belgesi; tarafların bilgilerini, iddia ve taleplerinin özetini, çözümlenecek uyuşmazlık konularını, tahkim yerini ve uygulanacak usul kurallarını içerir. Görev belgesi, yeni bir tahkim anlaşması yapıldığı şeklinde yorumlanamaz; işlevi, uyuşmazlığın sınırlarını netleştirmektir. Taraflardan biri görev belgesini imzalamaktan kaçınırsa, belge onay için Divan'a sunulur ve Divan'ın onayıyla yargılama devam eder. Usuli zaman çizelgesi ise; dilekçe sunma tarihleri, delil bildirim süreleri, varsa duruşma tarihi ve diğer usuli işlemlerin takvimini belirler. Görev belgesinin onaylanmasından itibaren hakem(ler)in altı ay içinde uyuşmazlığın esası hakkında karar vermesi esastır. Bu süre, tarafların anlaşmasıyla veya hakem(ler)in talebi üzerine ya da re'sen Divan tarafından uzatılabilir. Önemle belirtmek gerekir ki seri tahkimde görev belgesi düzenlenmez; bu, seri tahkimin hız avantajının kaynaklarından biridir.
7. Acil Durum Hakemi
Bazı hallerde, hakem veya hakem kurulu henüz oluşturulmadan önce, gecikmesinde sakınca bulunan acil bir korumaya ihtiyaç duyulabilir. ISTAC Acil Durum Hakemi Kuralları, tam da bu ihtiyaca cevap verir. Acil Durum Hakemi, dosya tek hakeme veya hakem kuruluna gönderilmeden önce, acil geçici hukuki koruma tedbirlerine karar verilmesi için Sekretarya'ya yapılan başvurular üzerine görevlendirilir. Bu mekanizmaya başvurmak için tahkim talebinin önceden yapılmış olması gerekli değildir; ancak dosya hakeme veya kurula gönderildikten sonra yapılan başvurular Acil Durum Hakemi kapsamında değerlendirilmez, doğrudan hakem veya kurula yöneltilir. Acil Durum Hakemi Kuralları, başvuru üzerine hakemin kısa sürede atanmasını ve kararın hızla verilmesini öngören sıkı süreler içerir. Acil Durum Hakemi'nin verdiği karar tarafları bağlar; ancak sonradan göreve gelen hakem veya kurul, bu kararı gözden geçirebilir, değiştirebilir veya kaldırabilir. Bu mekanizma, tahkim yargılamasının kurulması beklenirken hak kaybı yaşanmasını önleyen etkili bir koruma aracıdır.
8. Seri Tahkim: 5.000.000 TL Eşiği ve Hızlandırılmış Usul
ISTAC'ın en çok tercih edilen mekanizmalarından biri seri tahkimdir. Seri Tahkim Kuralları, talep miktarının 5.000.000 TL'yi aşmadığı uyuşmazlıklarda uygulanır. Bu eşik, tarifenin güncellenmesiyle yükseltilmiş olup, seri tahkimin uygulama alanını önemli ölçüde genişletmiştir. Seri tahkimde uyuşmazlık, kural olarak tek hakem tarafından çözümlenir ve dosyanın hakeme gönderilmesini takiben en geç üç ay içinde nihai karara bağlanır. Seri tahkimi hızlı kılan başlıca özellikler şunlardır: görev belgesi düzenlenmemesi; dilekçe ve delil sunma sürelerinin kısaltılmış olması; kural olarak dosya üzerinden inceleme yapılması ve duruşmanın istisnai olması; ve tek hakemle yürütülmesi. Eşik aşılmasa dahi, uyuşmazlığın niteliği gerektiriyorsa Divan seri tahkim kurallarının uygulanmamasına karar verebilir. Tarafların, sözleşme aşamasında seri tahkim mekanizmasının kapsamını ve eşiğini göz önünde bulundurarak tahkim şartını buna göre kaleme alması, ileride hız ve maliyet avantajından yararlanmalarını sağlar.
9. Geçici Hukuki Koruma ve İhtiyati Tedbir
Tahkim yargılamasında da, devlet yargısında olduğu gibi, uyuşmazlığın esası karara bağlanana kadar hakların korunmasına ihtiyaç duyulabilir. ISTAC Tahkim Kuralları uyarınca, taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça, tek hakem veya hakem kurulu, taraflardan birinin talebi üzerine uygun gördüğü geçici hukuki koruma önlemine karar verebilir. Hakem veya kurul, bu önlemi uygun bir teminata bağlayabilir. Önemli bir husus, tahkim yargılamasının varlığının tarafların devlet mahkemesinden geçici hukuki koruma talep etmesine engel olmamasıdır; özellikle hakem kurulu henüz oluşturulmadan önce veya hakem kararının icrası devlet gücünü gerektirdiğinde mahkemeye başvurulabilir. Hakem kurulu oluşturulmadan önceki acil durumlar bakımından ise Acil Durum Hakemi mekanizması devreye girer. Uygulamada, geçici hukuki korumaya ilişkin talebin doğru mercie (Acil Durum Hakemi, hakem kurulu veya devlet mahkemesi) yöneltilmesi, hız ve etkinlik açısından belirleyicidir.
10. Yargılamanın Yürütülmesi: Dilekçeler, Deliller ve Duruşma
Görev belgesi ve usuli zaman çizelgesinin belirlenmesinin ardından yargılama esasa ilişkin aşamaya geçer. Taraflar, usuli zaman çizelgesinde belirlenen sürelerde dilekçelerini, iddia ve savunmalarını dayandıkları delillerle birlikte sunar. Deliller; yazılı belgeler, tanık beyanları, bilirkişi raporları ve gerektiğinde keşif yoluyla ortaya konabilir. Tek hakem veya hakem kurulu, tarafların görüşünü aldıktan sonra tanık ve bilirkişi dinlenmesine, keşif yapılmasına ve duruşma düzenlenmesine karar verebilir. Bilirkişi veya uzmanlara taraflar doğrudan soru sorabilir. Yargılamada taraf eşitliği ve hukuki dinlenilme hakkı esastır; her tarafa iddia ve savunmalarını sunma bakımından eşit imkân tanınması, hem yargılamanın adilliği hem de sonradan iptal riskinin önlenmesi bakımından kritiktir. Duruşmalar kural olarak tahkim yerinde yapılır; ancak taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça, hakem veya kurul tarafların görüşünü alarak duruşma ve toplantıları tahkim yeri dışında da yürütebilir. Modern uygulamada çevrimiçi duruşmalar da yaygınlaşmıştır.
11. Uyuşmazlığın Esasına ve Usule Uygulanacak Hukuk
Tahkim yargılamasında iki ayrı hukuk katmanı söz konusudur: yargılamanın usulüne uygulanacak kurallar ve uyuşmazlığın esasına uygulanacak maddi hukuk. Usul bakımından ISTAC Tahkim Kuralları esas alınır; Kurallar'da hüküm bulunmayan hallerde hakem veya kurul, tarafların eşitliği ve hukuki dinlenilme hakkını gözeterek uygun usulü belirler. Esasa uygulanacak hukuk bakımından ilke, tarafların irade serbestisidir; taraflar uyuşmazlığın esasına uygulanacak hukuku serbestçe seçebilir. Tarafların hukuk seçimi yapmadığı hallerde, hakem veya kurul uyuşmazlıkla en yakın irtibatlı gördüğü hukuku uygular. Taraflar açıkça yetki vermişlerse, hakem veya kurul hakkaniyet ve nesafet kurallarına göre de karar verebilir. Milletlerarası nitelikli uyuşmazlıklarda, esasa uygulanacak hukukun ve tahkim yerinin doğru belirlenmesi, hem yargılamanın öngörülebilirliği hem de kararın sonradan tenfizi bakımından büyük önem taşır.
12. Nihai Karar: Şekil, Süre ve Düzeltme
Tahkikatın tamamlanmasının ardından hakem veya kurul, uyuşmazlığın esası hakkında nihai kararını verir. Hakem kurulunda karar çoğunlukla alınır; çoğunluk sağlanamazsa kurul başkanının görüşü esas alınabilir. Kararda; tarafların bilgileri, uyuşmazlığın özeti, hüküm sonucu ve gerekçe yer alır. Karar yazılı olarak düzenlenir ve hakem(ler) tarafından imzalanır. Karar Sekretarya'ya tevdi edilir; tahkim masraflarının tamamının ödenmesi koşuluyla Sekretarya kararı taraflara tebliğ eder. Hakem kararı taraflar için bağlayıcıdır ve kural olarak nihaidir. Kararda yer alan hesap, yazım ve benzeri maddi hatalar, hakem(ler)ce re'sen otuz gün içinde düzeltilebilir. Aynı süre içinde taraflar da kararın yorumlanmasını, yazım ve hesap hatalarının düzeltilmesini veya karara bağlanmamış taleplerin tamamlanmasını isteyebilir. Tahkim masraflarının taraflar arasında paylaşımı da kararda düzenlenir; kural olarak masraflar haksız çıkan tarafa yükletilir, ancak hakem veya kurul somut olayın koşullarına göre farklı bir paylaşım da öngörebilir.
13. Hakem Kararının İptali: HMK ve MTK Ayrımı
Hakem kararlarına karşı istinaf veya temyiz gibi olağan kanun yolları kapalıdır; tek başvurulabilecek yol iptal davasıdır. İptal davası bakımından Türk hukukunda ikili bir rejim mevcuttur. Yabancılık unsuru taşımayan, tamamen iç nitelikli uyuşmazlıklarda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 439. maddesi uygulanır. Uyuşmazlığın tarafları, konusu veya ifa yeri itibarıyla yabancılık unsuru taşıdığı ve tahkim yerinin Türkiye olarak belirlendiği hallerde ise 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu'nun 15. maddesi uygulanır. Her iki rejimde de temel ilkeler benzerdir: iptal davası yalnızca tahkim yeri bölge adliye mahkemesinde açılır; dava, hakem kararının taraflara bildirilmesinden itibaren bir ay içinde açılmalıdır ve bu süre hak düşürücüdür; yargılama öncelikle ve ivedilikle, kural olarak dosya üzerinden yapılır. İptal sebepleri kanunda tahdidi olarak sayılmıştır ve başlıca şunlardır: tahkim sözleşmesi taraflarından birinin ehliyetsizliği veya sözleşmenin geçersizliği; hakem seçiminde usule uyulmaması; kararın tahkim süresi içinde verilmemesi; hakemin yetkisini aşması; yargılama usulüne aykırılık; taraf eşitliğine uyulmaması; uyuşmazlığın tahkime elverişli olmaması; ve kararın kamu düzenine aykırı olması. Kritik olan husus, mahkemenin iptal davasında kararın esasını inceleyememesidir; hakemlerin hukuku doğru uygulayıp uygulamadığı veya delilleri doğru değerlendirip değerlendirmediği iptal davasının konusu değildir. Kamu düzenine aykırılık istisnası dar yorumlanır. İptal davası hakkında verilen karara karşı, iptal sebepleriyle sınırlı olmak üzere temyiz yolu açıktır.
14. Hakem Kararının Tanınması ve Tenfizi
Hakem kararının verilmiş olması, çoğu zaman uyuşmazlığın pratik olarak sona ermesi anlamına gelmez; kararın icra edilebilmesi gerekir. Türkiye'de verilmiş bir ISTAC kararının borçlu tarafından gönüllü yerine getirilmemesi halinde, karar icra takibine konu edilir; iptal davası için öngörülen sürenin geçmesi veya iptal davasından feragat edilmesiyle karar kesinleşir ve icra kabiliyeti kazanır. Kararın yabancı bir ülkede tenfizi gerektiğinde ise, 1958 tarihli Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve İcrası Hakkında New York Sözleşmesi devreye girer. Bu Sözleşme sayesinde ISTAC kararları, Sözleşme'ye taraf olan çok sayıda ülkede tenfiz edilebilmektedir. Tersine, yabancı bir tahkim kurumunun kararının Türkiye'de tenfizi de aynı Sözleşme ve 5718 sayılı Kanun çerçevesinde gerçekleşir. Yabancı hakem kararlarının Türkiye'de tanınması ve tenfizi ile New York Sözleşmesi'nin uygulanmasına ilişkin ayrıntılı değerlendirmemiz, konuya ilişkin diğer makalemizde yer almaktadır. Tahkimin devlet yargısına karşı en güçlü üstünlüklerinden biri, kararların bu Sözleşme sayesinde sınır ötesinde icra edilebilir olmasıdır.
15. Sonuç ve Pratik Tavsiyeler
ISTAC tahkimi, ticari uyuşmazlıkların hızlı, uzman ve icra edilebilir biçimde çözümü için güçlü bir alternatif sunmaktadır. Sürecin başarısı büyük ölçüde baştan yapılan doğru tercihlere bağlıdır. Bu alanda öne çıkan pratik hususlar şunlardır: tahkim şartının ISTAC model şartı esas alınarak, hakem sayısı, tahkim yeri, dil ve uygulanacak hukuk açıkça belirtilerek kaleme alınması; uyuşmazlık değeri düşükse seri tahkim eşiğinin ve avantajlarının göz önünde bulundurulması; acil koruma ihtiyacı bakımından Acil Durum Hakemi mekanizmasının bilinmesi; hakem seçiminde bağımsızlık ve tarafsızlığa özen gösterilmesi; usuli zaman çizelgesine ve sürelere titizlikle uyulması; yargılama boyunca taraf eşitliği ve hukuki dinlenilme hakkının korunarak sonradan iptal riskinin bertaraf edilmesi; ve kararın tenfiz edileceği ülke göz önünde bulundurularak sürecin buna göre yönetilmesidir. Sözleşme aşamasında yapılacak isabetli bir tahkim planlaması, uyuşmazlık çıktığında hem zaman hem de maliyet bakımından önemli avantaj sağlayacaktır.
İstanbul Tahkim Merkezi (ISTAC) tahkimi, tahkim şartının kaleme alınması, tahkim yargılamasının yürütülmesi, seri tahkim ve acil durum hakemi başvuruları, hakem kararlarının iptali ile yabancı hakem kararlarının tanınması ve tenfizi konularında danışmanlık almak için info@guzeloglu.legal adresinden bize ulaşabilirsiniz.