Tarih : 18.05.2020

Lahey Konferansı Daimî Bürosu COVID-19 Veri Setini Yayımladı

Uluslararası Özel Hukuk Lahey Sözleşmeleri kapsamında gerçekleştirilen açıklamaların ve atıfta bulunulan birtakım belgelerin, özellikle uluslararası aile hukuku alanında koronavirüs salgını nedeniyle meydana gelebilecek bir takım hak mahrumiyetlerinin önüne geçilebilmesi bakımından önem arz ettiği ifade edilmektedir.

Uluslararası Özel Hukuk Lahey Konferansı Daimî Bürosu tarafından hazırlanan ve COVID-19 salgını nedeniyle meydana gelen olağanüstü hale ilişkin olarak Lahey Konferansı kullanıcılarına destek sağlaması amacı taşıyan ve konuya ilişkin rehber ve kaynakların sunulduğu Veri Seti (Toolkit) yayımlanmıştır.

Yayımlanan Veri Seti ile, uluslararası sınırların kapatıldığını ve bir takım sınırlama tedbirlerinin alındığını, insan ve ticarete ilişkin sınırlar arası hareketlerin benzersiz sınırlamalara tabi tutulduğunu, birçok yargı çevresinde çocukların ve ailelerin mahsur kaldıklarını, hükümet hizmetlerine ulaşımın sınırlandırıldığını, yasal süreçlerin ertelendiğini veya askıya alındığını, mal tedariklerinin azaltıldığını veya askıya alındığını ve işletmelerin sözleşme yükümlülüklerini yerine getiremediklerini belirtmekte, her ne kadar bu belirsiz zamanlarda teknolojinin kullanımının arttığının gözlemlendiğini ifade etse de buna rağmen uluslararası özel hukuk alanında meydana gelen sorunların oldukça fazla olduğu gerçeğinin devam etmekte olduğu vurgulanmaktadır.

Veri Seti’nın, Lahey Konferansı’nın internet sitesinde halihazırda ulaşılabilir olan sözleşmelerin tam metinleri, açıklayıcı dokümanları, her bir taraf devlete ait iletişim bilgileri ve diğer pratik bilgiler de dahil olmak üzere diğer ek bilgi ve belgelerin zenginliğini tamamlaması amacı taşıdığı belirtilmektedir.

Veri Seti, sunduğu rehber ve kaynakları;

  • Uluslararası Çocuk Koruması ve Aile Sorunları, ve
  • Uluslararası Hukuk İş Birliği, Dava ve Uyuşmazlık Çözümü

olmak üzere iki ana başlık altında ayırarak incelemektedir.

Önemli olarak buna göre Veri Seti’nın Uluslararası Çocuk Koruması ve Aile Sorunları başlığı altında incelediği alt kategoriler aşağıdaki gibidir;

i. Çocuk Kaçırma ve Çocukların Korunması

ii. Çocuk ve Aile Nafakası

iii. Ülkelerarası Evlat Edinme

Uluslararası Hukuk İş Birliği, Dava ve Uyuşmazlık Çözümü başlığında işlenen alt kategoriler ise şöyledir;

i.  Apostil (Kamu Belgelerinin Doğrulanması)

ii. Belgelerin Tebliği ve Delil Sağlanması

iii. Uluslararası Ticari Sözleşmeler

Bu kategoriler kapsamında Veri Seti ile gerçekleştirilen açıklamalardan özellikle aile hukukuna ilişkin olarak kritik önemi haiz olanlar şu şekilde özetlenebilmektedir.

Uluslararası Çocuk Koruması ve Aile Sorunları

i. Çocuk Kaçırma ve Çocukların Korunması

Veri Seti, bu başlık altında sunulan açıklamaların aşağıdaki Konvansiyonlara ilişkin olduğunu belirtmekte ve sonrasında çeşitli başlıklar altında bilgiler sunmaktadır.

  • 25 Kasım 1980 Tarihli Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Hukukî Veçhelerine Dair Sözleşme (Convention on the Civil Aspects of International Child Abduction)
  • 19 Ekim 1996 Tarihli Velayet Sorumluluğu ve Çocukların Korunması Hakkında Tedbirler Yönünden Yetki, Uygulanacak Hukuk, Tanıma, Tenfiz ve İşbirliğine Dair Sözleşme (Convention on Jurisdiction, Applicable Law, Recognition, Enforcement and Co-operation in respect of Parental Responsibility and Measures for the Protection of Children)

Derhal Geri İadeye İlişkin “Ciddi Risk İstisnası

1980 tarihli Lahey Sözleşmesinin 13/1(b) Maddesi ile düzenlenen gayrikanuni olarak götürülen veya alıkonan çocuğun iadesi talebinin reddine ilişkin sınırlı istisnalardan birisi “ciddi risk istisnası (grave risk exemption)” olmaktadır.

Buna göre ilgili madde, talepte bulunulan Devletin adli veya idari makamı, geri dönmeye itiraz eden kişi, kurum veya örgütün, çocuğun iadesinin çocuğu fiziki veya psikolojik bir tehlikeye maruz bırakacağı veya başka bir şekilde, müsamaha edilemeyecek bir duruma düşüreceği yolunda ciddi bir risk olduğunu tespit etmesi halinde, çocuğun geri dönmesini emretmek zorunda olmadığını belirtmektedir.

Veri Seti ile mevcut COVID-19 pandemisinin, çocuğun iadesi talebinin reddi nedenlerinden birisi olan ciddi risk istisnası kapsamında çocuğun mutat meskenine geri dönmesine ilişkin itirazları artık her zamankinden daha fazla artıracağı belirtmektedir.

Böylelikle, çocuğun iadesinin talep edildiği ülkede yaşanmakta olan koronavirüs salgınının, çocuğun mutad meskene iadesinin reddi sebebini oluşturabileceği Lahey Konferansı Daimî Bürosu tarafından ifade edilmiş olmaktadır.

Veri Seti son olarak, Lahey Konferansının internet sitesinde yayımlanmış bulunan “Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Hukuki Veçhelerine dair 25 Ekim 1980 tarihli Lahey Sözleşmesi kapsamında İyi Uygulama Kılavuzu: Kısım 6- Madde 13(1)(b)” rehberinin, Mahkemeler, Merkezi Makamlar, uygulayıcılar ve uluslararası çocuk kaçırılması durumuyla karşı karşıya olan kişiler için 13(1)(b) Maddesinin bu olağandışı durumlarda uygulanması hakkında yol gösterici olduğunu belirtmektedir.


İade Kararlarının Yerine Getirilmesi

COVID-19 salgını nedeniyle uluslararası seyahatlere ilişkin olarak alınan mevcut kısıtlamalar, iade kararlarının yerine getirilmesinin önünde ciddi bir engel teşkil edebilmektedir. Bu nedenle Veri Seti, bu olağanüstü şartlarda dahi çocuğun mutad mesken ülkesine güvenli bir şekilde iadesinin garanti altına alınmasının hayati öneme sahip olduğunu vurgulamaktadır.

Veri Seti buna ilişkin olarak, Lahey Konferansının internet sitesinde yayımlanmış bulunan “Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Hukuki Veçhelerine dair 25 Ekim 1980 tarihli Lahey Sözleşmesi kapsamında İyi Uygulama Kılavuzu: Kısım 4- Kararın Yerine Getirilmesi” rehberinin, 1980 tarihli Lahey Sözleşmesi kapsamında iade kararlarının çocuğun yüksek yararına uygun olarak etkili bir sistemin içerisinde icra edilmesine yardım ettiğini belirtmektedir.


Arabuluculuk

Veri Seti Lahey Konferansının internet sitesinde yayımlanmış bulunan “Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Hukuki Veçhelerine dair 25 Ekim 1980 tarihli Lahey Sözleşmesi kapsamında İyi Uygulama Kılavuzu: Kısım 5- Arabuluculuk” rehberinin, 1980 tarihli Lahey Sözleşmesi kapsamına giren uluslararası aile uyuşmazlıklarını çözmek için arabuluculuk ve diğer süreçlerde iyi uygulamaları teşvik ettiğini ifade etmektedir.

Özellikle yüz yüze arabuluculuk uygulamasının mümkün olmaması halinde uzun mesafe arabulucu görüşmelerinin bu kapsamda olduğunu ve bunun mevcut fiziki mesafe ve seyahat kısıtlamaları bağlamında konuyla son derece ilgili olduğu Veri Seti belgesinde vurgulanmaktadır.


Çocuklara İlişkin Sınır Ötesi İletişim

Veri Seti, Mevcut koşullar gibi doğrudan temasın mümkün olmadığı durumlarda çocuğun ebeveynleriyle kişisel ilişkilerini sağlama haklarını sürdürebilmelerini sağlamak adına modern iletişim araçlarının kullanımının, Lahey Konferansının internet sitesinde yayımlanmış bulunan “Çocuklarla Sınır Ötesi İletişim- Genel Prensipler ve İyi Uygulama Kılavuzu” tarafından ele alındığını belirtmekte ve böylece ilgili belgeye atıfta bulunmaktadır.


1996 Tarihli Çocukları Koruma Konvansiyonu Hakkında Elkitabı

Koronavirüs salgınının neden olduğu mevcut olağanüstü durum gibi sınır ötesi krizler çocukların hassasiyetlerini artırmaktadır.

Veri Seti, Lahey Konferansının internet sitesinde bulunabilen “1996 Çocukları Koruma Konvansiyonu’nun İşleyişine İlişkin Pratik El Kitabı”nın, 1996 Çocukları Koruma Konvansiyonu’nun uygulamada nasıl işlediğini ve mekanizmalarının bu çocukların korunmasını nasıl sağlayabileceğini sade bir dille, ilişkili ve kapsamlı vaka örnekleriyle ve basit akış şemalarıyla anlatıldığını ifade ederek ilgili belgeye yönlendirme yapmaktadır.

ii. Çocuk ve Aile Nafakası

Veri Seti, 23 Kasım 2007 tarihli Çocuk Nafakası ve Diğer Aile Nafaka Türlerinin Uluslararası Tahsiline İlişkin Sözleşme kapsamında bazı akit devletlerin elektronik vaka yönetimi ve güvenli iletişim sistemi olan iSupport’un uygulanmasına yönelik çalıştıklarını, iSupport’un henüz tam olarak işlevsel olmasa da nihai olarak çocuk nafakası ödemelerinin devamlılığına yardım edeceğini belirtmektedir.

iii. Ülkelerarası Evlat Edinme

Veri Seti, acil durumlarda Merkezi Otoritelerin, diğer yetkili mercilerin ve organların çocukları, öz ailelerini ve (müstakbel) evlat edinen aileleri mevcut durum ve alınan önlemlere ilişkin olarak destekleme ve uygun şekilde bilgilendirmeye yönelik çabalarını artırmaları gerektiğini belirtmektedir.

Bu kapsamda mevcut koşullar altında teknolojinin yeterli iletişim ve koordinasyon sağlanmasında özellikle yararlı olabileceği belirtilmektedir.

Acil durumların, temel evlat edinmeye ilişkin gerekli olan prosedürleri atlatmak için bir neden teşkil etmemesi gerektiği, çocuk koruma hizmetlerinin, mahkemelerin ve diğer yetkili mercilerin çocuk koruma hizmetlerinin bir krizden etkilendiklerinde potansiyel “güvensiz” evlat edinme riskinin daha çok arttığını ve bu nedenle bu gibi durumlarda çocuğun genel haklarının evlat edinmeden daha üstün tutulması gerektiği ifade edilmektedir.

Bu çerçevede, Lahey Konferası’nın internet sitesinde Çocukların Korunması ve Ülkelerarası Evlât Edinme Konusunda İşbirliğine Dair Sözleşme’nin temel özelliklerini daha ayrıntılı olarak açıklayan bir dizi belgenin bulunabileceği belirtilmektedir.  



Uluslararası Aile Hukuku ve Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Hukukî Veçhelerine Dair Sözleşme hakkında daha fazla bilgi almak için bize info@guzeloglu.legal adresinden ulaşabilirsiniz
Yazar: Abdülkadir Güzeloğlu & Tarık Kurban