?
Tarih : 18.05.2026

Uluslararası Evlat Edinme: 1993 Lahey Sözleşmesi Çerçevesinde Türkiye'nin Yükümlülükleri ve Pratik Sorunlar

1993 Lahey Sözleşmesi, uluslararası evlat edinme sürecini çocuğun üstün yararı ekseninde düzenleyen temel uluslararası hukuk enstrümanıdır. Bu makalede Sözleşme'nin temel ilkeleri, Türkiye'nin taraf durumu, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın rolü, akreditasyon sistemi ve uygulamada karşılaşılan başlıca sorunlar incelenmektedir.

Uluslararası evlat edinme, farklı ülkelerde yerleşik kişilerin bir çocuğu evlat edinmesini ifade eden ve çocuğun üstün yararı ile ailenin ve devletin sorumluluklarını dengelemeyi gerektiren hassas bir hukuki süreçtir. 29 Mayıs 1993 tarihli "Ülkelerarası Evlat Edinmede Çocukların Korunması ve İşbirliğine Dair Lahey Sözleşmesi", bu süreci uluslararası düzeyde düzenleyen ve çocuk ticareti ile diğer kötüye kullanımları önlemeyi amaçlayan temel enstrümandır.

1. Sözleşme'nin Amaçları ve Temel İlkeleri

1993 Lahey Sözleşmesi üç temel amacı gerçekleştirmek üzere kurgulanmıştır: uluslararası evlat edinmenin çocuğun üstün yararına ve temel haklarına saygı çerçevesinde gerçekleştirilmesini sağlamak; akit devletler arasında bir işbirliği sistemi kurarak çocuk kaçırma, satışı ve ticaretini önlemek; ve Sözleşme'ye uygun olarak gerçekleştirilen evlat edinmelerin akit devletlerde tanınmasını güvence altına almak. Sözleşme'nin merkezinde yer alan "tamamlayıcılık ilkesi" (subsidiarity), çocuğun öncelikle kendi ailesinde, sonra kendi ülkesinde uygun bir aile yanında kalmasının değerlendirilmesini; uluslararası evlat edinmenin son çare olarak başvurulması gerektiğini öngörmektedir.

2. Merkezi Makam Sistemi ve İşbirliği

Sözleşme, her akit devletin bir Merkezi Makam belirlemesini zorunlu kılmaktadır. Merkezi Makamlar, uluslararası evlat edinme süreçlerinde devletler arasında köprü görevi görmekte; başvuruların değerlendirilmesi, raporların hazırlanması, çocuk ile ailenin uygun şekilde eşleştirilmesi ve süreç boyunca işbirliğinin sürdürülmesinden sorumludur. Sözleşme ayrıca, akredite edilmiş kuruluşların (accredited bodies) belirli işlevleri üstlenmesine izin vermekte ancak bu kuruluşların etik standartlara, mali şeffaflığa ve nitelikli personele sahip olmasını şart koşmaktadır.

3. Çocuğun ve Ailenin Uygunluğu

Sözleşme kapsamında, hem çocuğun uluslararası evlat edinmeye uygun olup olmadığı hem de evlat edinecek ailenin yeterliliği titiz bir incelemeden geçirilmektedir. Köken devleti yetkili makamlarının, çocuğun evlat edinmeye uygun olduğunu, çocuğun mevcut durumunun değerlendirildiğini, uluslararası evlat edinmenin çocuğun üstün yararına olduğunu ve gerekli rızaların alındığını belgelemesi gerekmektedir. Karşı devlet yetkili makamlarının ise evlat edinecek ailenin uygun ve elverişli olduğunu, gerekli danışmanlığın sağlandığını ve çocuğun o ülkeye girişine ve orada ikametine izin verileceğini belgelemesi gerekmektedir.

4. Türkiye'nin Taraf Durumu ve Yasal Çerçeve

Türkiye, 1993 Lahey Sözleşmesi'ne 1 Eylül 2004 tarihinden itibaren taraftır. Sözleşme'nin Türkiye'deki uygulanması, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın koordinasyonunda yürütülmekte olup; iç hukukta 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 305-320. maddeleri, "Küçüklerin Evlat Edinilmesinde Aracılık Faaliyetlerinin Yürütülmesine İlişkin Tüzük" ve ilgili yönetmelikler kapsamında düzenlenmiştir. Türkiye, hem köken devlet hem de kabul eden devlet olarak Sözleşme'yi uygulamaktadır.

5. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın Rolü

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı (ASHB), 1993 Lahey Sözleşmesi kapsamında Türkiye'nin Merkezi Makamı olarak görev yapmaktadır. ASHB'nin görev ve yetkileri arasında; uluslararası evlat edinme başvurularının değerlendirilmesi, çocuğun ve ailenin uygunluğuna ilişkin raporların hazırlanması, akit devletlerin Merkezi Makamları ile iletişimin sağlanması, akredite kuruluşların denetimi ve evlat edinme sonrası takibin koordinasyonu yer almaktadır. ASHB'nin uygulamaları, çocuğun üstün yararı ilkesinin somutlaşmasında belirleyici rol oynamaktadır.

6. Pratik Sorunlar ve Eleştiriler

Uluslararası evlat edinme uygulamasında karşılaşılan başlıca sorunlar arasında; süreç sürelerinin uzunluğu, akredite kuruluşların yetersizliği, evlat edinme sonrası takibin etkin yapılamaması, çocuğun kökenine ilişkin bilgilere erişim sorunları ve farklı hukuk sistemlerindeki evlat edinme türlerinin tanınmasında yaşanan zorluklar yer almaktadır. Türkiye özelinde, özellikle özel gereksinimli çocuklar ve büyük yaş gruplarındaki çocuklar için aile bulma sürecinin daha sistematik bir yaklaşımla ele alınması ihtiyacı bulunmaktadır.

7. Sonuç ve Değerlendirme

1993 Lahey Sözleşmesi, uluslararası evlat edinme alanında çocuğun korunması bakımından önemli bir uluslararası standart oluşturmuştur. Türkiye'nin Sözleşme'ye taraf olması, bu alandaki uygulamayı uluslararası standartlara yaklaştırmakla birlikte, pratik uygulamada hâlâ önemli zorluklar bulunmaktadır. Aile profesyonellerinin, sürecin tüm aşamalarında — başvurudan tanıma ve tenfize kadar — uzman hukuki danışmanlık alması, hem çocuğun üstün yararı hem de ailenin haklarının korunması açısından büyük önem taşımaktadır. Uluslararası evlat edinme ve aile hukuku konularında danışmanlık almak için info@guzeloglu.legal adresinden bize ulaşabilirsiniz.

İlişkili Alanlar: Uluslararası Aile Hukuku