? 2007 Lahey Nafaka Sözleşmesi | Güzeloğlu
Tarih : 13.04.2026

Uluslararası Nafaka Tahsili: 2007 Lahey Sözleşmesi ve Türkiye-AB Üye Devletleri Arasındaki Uygulanması

2007 Lahey Nafaka Sözleşmesi, sınır ötesi nafaka alacaklarının tahsilinde uluslararası bir çerçeve sunan temel bir hukuk enstrümanıdır. Bu makalede Sözleşmenin kapsamı, Türkiye taraf durumu, AB Nafaka Tüzüğü ile etkileşimi ve tanıma-tenfiz prosedürü incelenmektedir.

Sınır ötesi aile hukuku uyuşmazlıklarında, nafaka alacaklarının uluslararası düzeyde tahsili, hem alacaklılar hem de borçlular açısından önemli pratik zorluklar içermektedir. Farklı ülkelerde yaşayan aile üyeleri arasındaki nafaka yükümlülüklerinin etkin bir şekilde yerine getirilmesini sağlamak amacıyla, 2007 yılında Lahey Konferansı tarafından "Nafaka Yükümlülüklerine Uygulanacak Hukuka Dair Protokol" ve "Çocuk Nafakası ve Diğer Aile Nafakası Türlerinin Uluslararası Tahsiline İlişkin Sözleşme" kabul edilmiştir.

1. 2007 Lahey Nafaka Sözleşmesi'nin Kapsamı

2007 Lahey Nafaka Sözleşmesi, çocuk nafakası başta olmak üzere tüm aile nafakası türlerinin uluslararası tahsilini kolaylaştırmayı amaçlamaktadır. Sözleşme, nafaka kararlarının tanınması ve tenfizi, idari işbirliği ve merkezi makamlar aracılığıyla nafaka tahsili konularında kapsamlı düzenlemeler içermektedir. Sözleşme'nin en önemli yeniliği, akit devletler arasında nafaka kararlarının basitleştirilmiş tanıma ve tenfiz prosedürü ile doğrudan uygulanabilirliğinin sağlanmasıdır. Sözleşme, 21 yaşın altındaki çocuklara yönelik nafaka yükümlülükleri bakımından daha güçlü koruma mekanizmaları öngörmektedir.

2. Türkiye'nin Taraf Durumu ve Merkezi Makam

Türkiye, 2007 Lahey Nafaka Sözleşmesi'ne 1 Şubat 2017 tarihinde taraf olmuştur. Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü, Sözleşme kapsamında Merkezi Makam olarak görev yapmaktadır. Merkezi Makam; nafaka alacaklıları ve borçluları arasında iletişimi sağlamak, nafaka kararlarının tanıma ve tenfiz başvurularını kolaylaştırmak, borçlunun tespit edilmesi ve mal varlığının araştırılmasında yardımcı olmak ve nafaka tahsilinin fiilen gerçekleştirilmesini koordine etmekle görevlidir. Bu idari işbirliği mekanizması, bireysel başvuruculara önemli kolaylıklar sağlamaktadır.

3. AB Nafaka Tüzüğü ile Etkileşim

Avrupa Birliği, nafaka yükümlülükleri konusunda kendi düzenlemesini 4/2009 sayılı Nafaka Tüzüğü (Maintenance Regulation) ile oluşturmuştur. AB üye devletleri arasında nafaka kararlarının tanınması ve tenfizi, bu Tüzük çerçevesinde gerçekleştirilmektedir. Türkiye'nin AB üyesi olmaması nedeniyle, Türkiye ile AB üye devletleri arasındaki nafaka uyuşmazlıklarında 2007 Lahey Sözleşmesi uygulanmaktadır. Bu durum, özellikle Almanya, Hollanda, Belçika ve Avusturya gibi yoğun Türk diasporasının bulunduğu ülkelerle Türkiye arasındaki nafaka tahsili süreçlerinde büyük önem taşımaktadır.

4. Tanıma ve Tenfiz Prosedürü

2007 Lahey Sözleşmesi kapsamında, bir akit devlette verilen nafaka kararının diğer akit devlette tanınması ve tenfizi, basitleştirilmiş bir prosedüre tabidir. Sözleşme, tanıma ve tenfiz için sınırlı sayıda ret sebebi öngörmektedir: kararın kamu düzenine açıkça aykırı olması, davalının savunma hakkının ihlal edilmesi ve aynı taraflar arasında aynı konuda verilmiş çelişkili bir kararın bulunması. Sözleşme'nin önemli bir yeniliği, çocuk nafakası kararları bakımından "dolaylı yetki kontrolü" yapılmasını yasaklamasıdır; yani tenfiz mahkemesi, kararı veren mahkemenin yetkisini yeniden incelememektedir.

5. Uygulanacak Hukuk: 2007 Lahey Protokolü

2007 Lahey Nafaka Protokolü, nafaka yükümlülüklerine uygulanacak hukukun belirlenmesinde yeknesak kurallar öngörmektedir. Protokol'ün temel kuralı, nafaka alacaklısının mutat meskeninin bulunduğu ülke hukukunun uygulanmasıdır. Ancak taraflar, belirli koşullar altında uygulanacak hukuku seçebilmektedir. Protokol ayrıca, temel kuralın alacaklının lehine sonuç vermemesi halinde, ortak vatandaşlık hukukunun uygulanmasını öngören yardımcı kurallar da içermektedir. Türkiye, Protokol'e taraf olmamakla birlikte, AB üye devletleri Protokol'ü doğrudan uygulamaktadır.

6. Pratik Zorluklar ve Çözüm Yolları

Uluslararası nafaka tahsilinde uygulamada karşılaşılan başlıca zorluklar arasında; borçlunun yurtdışındaki adresinin ve mal varlığının tespiti, farklı ülkelerdeki yargılama sürelerinin uzunluğu, döviz kuru dalgalanmalarının nafaka miktarına etkisi, nafaka kararının güncellenmesi ihtiyacı ve icra sürecinde yaşanan pratik güçlükler yer almaktadır. Bu zorlukların aşılmasında, Merkezi Makamların etkin işbirliği, uzman hukuki danışmanlık ve uluslararası hukuki yardım mekanizmalarının doğru kullanılması belirleyici rol oynamaktadır.

7. Sonuç ve Değerlendirme

2007 Lahey Nafaka Sözleşmesi, uluslararası nafaka tahsilinde önemli bir ilerleme sağlamış olmakla birlikte, uygulamada hâlâ çeşitli zorluklarla karşılaşılmaktadır. Türkiye'nin Sözleşme'ye taraf olması, özellikle yurtdışında yaşayan Türk vatandaşlarının ve Türkiye'deki nafaka alacaklılarının haklarının korunması açısından büyük önem taşımaktadır. Uluslararası nafaka tahsili ve aile hukuku konularında hukuki danışmanlık almak için info@guzeloglu.legal adresinden bize ulaşabilirsiniz.

İlişkili Alanlar: Uluslararası Aile Hukuku