? Yerleşikler Arasında Döviz Cinsinden Sözleşme Yasağı: 32 Sayılı Karar m.4/g ve Tebliğ m.8 İstisnaları | Güzeloğlu
Tarih : 15.10.2026

Yerleşikler Arasında Döviz Cinsinden Sözleşme Yasağı: 32 Sayılı Karar m.4/g, Tebliğ m.8 İstisnaları, Yaptırım ve Sözleşmenin Akıbeti

Yazımızda yerleşikler arasında döviz cinsinden sözleşme yasağının kapsamı ve istisnaları ele alınmakta; yaptırım ve sözleşmenin akıbeti anlatılmaktadır.

Türk hukukunda sözleşme serbestisi, kural olarak bedelin hangi para birimiyle belirleneceğini de kapsar. Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 99. maddesi yabancı para borçlarını açıkça düzenler. Ancak Türkiye'de yerleşik kişilerin kendi aralarında yaptıkları sözleşmeler bakımından bu serbesti, 13 Eylül 2018'den bu yana kambiyo mevzuatıyla önemli ölçüde sınırlandırılmıştır. Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karar'ın 4. maddesinin (g) bendi, yerleşikler arasındaki pek çok sözleşmede bedelin ve diğer ödeme yükümlülüklerinin döviz cinsinden veya dövize endeksli kararlaştırılmasını yasaklamaktadır. Yasağın istisnaları 2008-32/34 sayılı Tebliğ'in 8. maddesinde düzenlenmiştir. Bu istisnalar zaman içinde birçok kez değiştirilmiş, son olarak 2025 yılında menkul satışları ve kamu taraflı sözleşmeler bakımından genişletilmiştir. Yazımızda yasağın dayanağı ve kapsamı, "yerleşik kişi" kavramı, yasağa tabi sözleşme türleri, Tebliğ m.8'deki istisnalar, idari yaptırım, sözleşmenin özel hukuk bakımından akıbeti ve sözleşme hazırlarken dikkat edilmesi gereken hususlar ele alınmaktadır.

1. Yasağın Dayanağı ve Kapsamı

Yasak, 13 Eylül 2018 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 85 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile 32 Sayılı Karar'ın 4. maddesine eklenen (g) bendine dayanır. Buna göre Türkiye'de yerleşik kişiler, Hazine ve Maliye Bakanlığı'nca belirlenecek haller dışında, kendi aralarında yapacakları menkul ve gayrimenkul alım satımı ile kiralama, iş, hizmet ve eser sözleşmelerinde sözleşme bedelini ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerini döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştıramaz. Bakanlığın belirlediği istisnalar, 6 Ekim 2018 tarihli 2018-32/51 sayılı Tebliğ ile 2008-32/34 sayılı Tebliğ'in 8. maddesine işlenmiştir.

Yasak yalnızca ana bedelle sınırlı değildir. Cezai şart, gecikme faizi, teminat ve depozito gibi sözleşmeden doğan diğer ödeme yükümlülükleri de kapsama girer. Bedelin Türk lirası olarak gösterilip ödeme tarihindeki döviz kuruna göre güncellenmesini öngören hükümler de "dövize endeksli" kararlaştırma niteliğindedir. Bedelin dolaylı olarak kura bağlandığı formüller de aynı şekilde değerlendirilmelidir.

2. "Türkiye'de Yerleşik Kişi" Kavramı

Yasak, yalnızca Türkiye'de yerleşik kişilerin kendi aralarındaki sözleşmeler için geçerlidir. Taraflardan biri yurt dışında yerleşikse, sözleşme kural olarak yasağın dışında kalır. Kambiyo mevzuatında yerleşiklik, vatandaşlığa değil kanuni ikametgâha ve kuruluş yerine göre belirlenir. Bu nedenle yabancı sermayeli olsa dahi Türkiye'de kurulmuş bir şirket "yerleşik" sayılır. Yabancı şirketlerin Türkiye'deki şube ve irtibat büroları ile serbest bölgelerde faaliyet gösteren şirketler bakımından ise Tebliğ'deki özel istisnalar ayrıca değerlendirilmelidir. Uygulamada en sık hata, yabancı ortaklı Türk şirketinin yasağın dışında olduğunun varsayılmasıdır. Bu şirketler yerleşiktir; ancak aşağıda belirtilen bazı istisnalardan yararlanabilirler.

3. Yasağa Tabi Sözleşme Türleri

32 Sayılı Karar m.4/g ve Tebliğ m.8 birlikte okunduğunda yasağın ağırlıklı olarak şu sözleşmelerde uygulama alanı bulduğu görülür:

  • Gayrimenkul satış ve kira sözleşmeleri: Konut ve çatılı işyeri dahil, yerleşikler arasındaki gayrimenkul satış ve kiralamaları yasağın en katı uygulandığı alandır.
  • Taşıt satışları: 2025 değişikliğinden sonra da taşıt satış sözleşmeleri menkul satışlarına tanınan serbestinin dışında tutulmuştur.
  • İş sözleşmeleri: Ücret ve yan haklar, istisnalar dışında Türk lirası olarak belirlenmelidir.
  • Hizmet sözleşmeleri: Danışmanlık, aracılık ve taşımacılık başta olmak üzere hizmet bedelleri, istisnalar dışında Türk lirası olarak kararlaştırılmalıdır.
  • Eser sözleşmeleri: Yüklenicinin dövizli maliyet unsurunun bulunmadığı eser sözleşmelerinde bedel Türk lirası olmalıdır.

4. Tebliğ m.8 Kapsamındaki İstisnalar

İstisnalar sözleşme türüne ve taraflara göre ayrı ayrı düzenlenmiştir ve dar yorumlanmaktadır. Başlıcaları şunlardır:

  • Menkul satışları (taşıt hariç): 6 Mart 2025 tarihli 2025-32/72 sayılı Tebliğ ile, taşıt dışındaki menkul satışlarında ödemenin Türk lirası ile yapılması zorunluluğu kaldırılmıştır. Böylece bu sözleşmelerde bedel döviz cinsinden kararlaştırılabilmekte ve dövizle ödenebilmektedir. Bakanlık duyurusuna göre değişiklik, henüz ödemesi yapılmamış sözleşme ve faturalara da uygulanabilmektedir.
  • Kamu taraflı sözleşmeler: Kamu kurum ve kuruluşları ile Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı şirketlerinin taraf olduğu sözleşmelerde bedel döviz cinsinden veya dövize endeksli kararlaştırılabilir. 24 Ocak 2025 tarihli 2025-32/71 sayılı Tebliğ ile istisnaya EYDEP kapsamında (A) veya (B) seviye sertifikaya sahip şirketler de eklenmiştir. Gayrimenkul satış ve kira sözleşmeleri bu istisnanın dışındadır.
  • Yabancı unsurlu taraflar: Türk vatandaşı olmayan kişilerin, yerleşik olmayanların doğrudan veya dolaylı olarak yüzde 50 ve üzeri payına sahip olduğu şirketlerin, yurt dışındaki şube ve temsilciliklerin ve serbest bölge faaliyetlerinin taraf olduğu belirli iş, hizmet ve eser sözleşmeleri için istisnalar öngörülmüştür. Gayrimenkul kiralamasında da Türk vatandaşı olmayan kişiler bakımından sınırlı istisnalar bulunmaktadır.
  • İhracat ve döviz kazandırıcı faaliyetler: İhracat, transit ticaret, ihracat sayılan satış ve teslimler ile döviz kazandırıcı hizmet ve faaliyetler kapsamındaki sözleşmeler.
  • Eser sözleşmelerinde dövizli maliyet: Yüklenicinin maliyetinde döviz cinsinden unsurlar bulunan eser sözleşmelerinde bedel döviz cinsinden veya dövize endeksli kararlaştırılabilir.
  • İş sözleşmelerinde özel haller: Yurt dışında ifa edilen iş sözleşmeleri, Türk Uluslararası Gemi Sicili kapsamındaki gemi adamları ve Türk vatandaşı olmayan çalışanlarla yapılan sözleşmeler.
  • Yazılım ve bilişim: Yurt dışında üretilmiş yazılımların satışı ve lisansı ile belirli bilişim hizmetlerine ilişkin sözleşmeler.
  • Turizm ve diğer sektörel istisnalar: Belgeli konaklama tesislerine ilişkin kira ve konaklama hizmeti sözleşmeleri, gümrüksüz satış mağazalarına ilişkin kiralamalar ve 2024 yılında eklenen tıbbi cihazlara ilişkin istisna.

İstisnalar sık değiştiğinden, her sözleşme için güncel Tebliğ metni esas alınmalıdır. Tereddüt halinde Hazine ve Maliye Bakanlığı Finansal Piyasalar ve Kambiyo Genel Müdürlüğü'nün görüşlerine başvurulması uygun olur. Yerleşik acente ve distribütörlerle yapılan sözleşmelerdeki komisyon ve bedel hükümleri de bu açıdan ayrıca değerlendirilmelidir. Acentelik ilişkisinin sona ermesine ilişkin sorunları portföy tazminatı yazımızda ele almıştık.

5. İdari Yaptırım

32 Sayılı Karar'a aykırılık, 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun'un 3. maddesi uyarınca idari para cezası ile yaptırıma bağlanmıştır. Ceza Cumhuriyet savcısı tarafından verilir ve her iki sözleşme tarafına da uygulanabilir. Ceza tutarları her yıl yeniden değerleme oranında güncellenmektedir. İdari yaptırım riski, özellikle yasak alanına giren standart sözleşmeleri toplu olarak kullanan şirketler bakımından ciddi bir uyum sorunu yaratabilir.

6. Sözleşmenin Özel Hukuk Bakımından Akıbeti

Yasağa aykırı bir döviz kaydının sözleşmeyi nasıl etkileyeceği mevzuatta açıkça düzenlenmemiştir. Yargıtay uygulamasında da farklı yaklaşımlar görülmektedir. Bir görüşe göre yasak idari nitelikte bir kamu düzeni kuralıdır; ihlali idari yaptırım doğurur ve sözleşmeyi geçersiz kılmaz. Borç TBK m.99 çerçevesinde Türk lirası olarak ödenebilir. Diğer görüşe göre emredici kurala aykırı döviz kaydı TBK m.27 uyarınca hükümsüzdür. Ancak bu hükümsüzlük kural olarak kısmi niteliktedir: sözleşme ayakta kalır ve bedel Türk lirası olarak yeniden belirlenir. Ağırlıklı eğilim, sözleşmenin bütünüyle geçersiz sayılmaması ve uyuşmazlığın bedelin Türk lirasına çevrilmesi yoluyla çözülmesi yönündedir. Hangi kur ve tarihin esas alınacağı ise somut olaya göre farklılık gösterebilmektedir.

Yasağın yürürlüğe girdiği 2018 yılında getirilen geçiş düzenlemeleri de önem taşımaya devam etmektedir. Bu düzenlemelerle, yasaktan önce yapılmış sözleşmelerdeki döviz bedellerin belirli süre içinde Türk lirasına çevrilmesi öngörülmüştür. Konut ve çatılı işyeri kiralarında tarafların anlaşamaması halinde, bedelin 2 Ocak 2018 tarihli Merkez Bankası döviz satış kuru ile Türk lirasına çevrilip o tarihten itibaren TÜFE oranında artırılması kuralı getirilmiştir. O dönemden kalan ve bugün de uygulanmaya devam eden sözleşmelerde bu kural uyuşmazlıkların çözümünde belirleyici olabilir.

7. Sözleşme Hazırlarken Pratik Öneriler

  • Her iki tarafın kambiyo mevzuatı anlamında yerleşik olup olmadığını, özellikle yabancı ortaklı şirketlerde ortaklık yapısını ve doğrudan veya dolaylı yabancı pay oranını belgeleyerek tespit edin.
  • Döviz cinsinden bedel kararlaştırılacaksa dayanılan Tebliğ m.8 istisnasını belirleyin ve bunu sözleşmede veya dosyada gerekçesiyle kayıt altına alın.
  • Eser sözleşmelerinde dövizli maliyet unsurunu teklif ve keşif belgeleriyle ortaya koyun.
  • Yasak kapsamındaki sözleşmelerde kur riskini Türk lirası içinde yönetin. Bunun için TÜFE veya Yİ-ÜFE gibi endekslere bağlı artış, sektörel maliyet endeksleri ya da kura bağlı olmayan periyodik fiyat revizyonu mekanizmaları kullanılabilir. Kira sözleşmelerinde TBK m.344'teki sınırlar ayrıca gözetilmelidir.
  • Standart sözleşme setlerini ve mevcut sözleşme portföyünü, 2025 değişiklikleri ışığında yeniden gözden geçirin. Menkul satışlarında artık mümkün olan döviz ödemesi fırsat yaratabilir, ancak taşıt satışları ve hizmet bedelleri için yasak sürmektedir.
  • Bir sözleşmenin hem menkul satışı hem hizmet unsurları içerdiği karma yapılarda, bedelin kalemlere ayrılmasını ve her kalemin ayrı ayrı değerlendirilmesini sağlayın.

8. Sonuç

Döviz cinsinden sözleşme yasağı, Türkiye'de yerleşik kişiler arasındaki ticari ilişkilerde sözleşme hazırlığının temel uyum başlıklarından biri olmaya devam etmektedir. Öne çıkan hususlar şöyle özetlenebilir:

  • Yasak, yerleşikler arasındaki gayrimenkul satış ve kira, taşıt satışı, iş, hizmet ve eser sözleşmelerinde bedeli ve diğer ödeme yükümlülüklerini kapsar; dövize endeksleme de yasaktır.
  • Yabancı sermayeli Türk şirketleri yerleşiktir, ancak bazı istisnalardan yararlanabilir.
  • 2025 değişiklikleriyle taşıt dışındaki menkul satışlarında döviz ödeme serbest bırakılmış, kamu ve EYDEP sertifikalı şirketlerin taraf olduğu sözleşmelerde (gayrimenkul satış ve kira hariç) döviz kararlaştırma imkânı genişletilmiştir.
  • Aykırılık, 1567 sayılı Kanun m.3 uyarınca her iki tarafa idari para cezası riski doğurur.
  • Özel hukuk bakımından sözleşme genellikle ayakta tutulmakta, bedel Türk lirasına çevrilmektedir; ancak içtihat yeknesak değildir.

Döviz cinsinden ve dövize endeksli sözleşmelerin kambiyo mevzuatına uyumu, sözleşme portföylerinin gözden geçirilmesi ve bu konudaki uyuşmazlıklar hakkında destek için info@guzeloglu.legal adresinden bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Yazar: Tarık KURBAN