? Viyana Satım Sözleşmesi (CISG) ve Türk Şirketleri: Uygulama Alanı, Hariç Tutma, Ayıp İhbarı, Kaçınma ve Tazminat | Güzeloğlu
Tarih : 23.10.2026

Viyana Satım Sözleşmesi (CISG) ve Türk Şirketleri: Uygulama Alanı, Hariç Tutma, Ayıp İhbarı, Sözleşmeden Kaçınma ve Tazminat

Yazımızda Türk şirketlerinin uluslararası satışlarında CISG'nin uygulanması ele alınmakta; ayıp ihbarı, sözleşmeden kaçınma ve tazminat anlatılmaktadır.

Türk şirketlerinin yabancı alıcı ve satıcılarla yaptığı mal satışlarında hangi hukukun uygulanacağı sorulduğunda, cevap çoğu zaman "Türk Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu" olur. Oysa Türkiye, 1 Ağustos 2011'den bu yana Milletlerarası Mal Satımına İlişkin Sözleşmeler Hakkında Birleşmiş Milletler Antlaşması'na (CISG, Viyana Satım Sözleşmesi) taraftır. Uluslararası nitelikteki mal satımlarının önemli bir kısmında, taraflar bunun farkında olmasa da TBK ve TTK yerine CISG uygulanmaktadır. Sözleşmede "Türk hukuku uygulanır" yazılması da çoğu zaman bu sonucu değiştirmez. CISG'nin ayıp ihbarı, sözleşmeden kaçınma ve tazminat kuralları Türk iç hukukundan önemli ölçüde farklı olduğundan, bu durumun farkında olmamak uyuşmazlık çıktığında ciddi sürprizlere yol açabilir. Yazımızda CISG'nin uygulama alanı, hariç tutulması, sözleşmenin kurulması, ayıp ihbarı, esaslı ihlal ve sözleşmeden kaçınma, tazminat ve sözleşme tasarımına ilişkin öneriler ele alınmaktadır.

1. CISG Ne Zaman Uygulanır?

CISG, işyerleri farklı devletlerde bulunan taraflar arasındaki mal satımına uygulanır (m.1). Uygulama için iki yol vardır:

  • Her iki tarafın işyerinin CISG'ye taraf devletlerde bulunması: Almanya, İtalya, Fransa, İspanya, Hollanda, ABD, Çin ve Rusya gibi Türkiye'nin başlıca ticaret ortaklarının çoğu CISG'ye taraftır. Bu ülkelerdeki bir alıcıyla veya satıcıyla yapılan satışlarda, aksi kararlaştırılmadıkça CISG doğrudan uygulanır.
  • Kanunlar ihtilafı kurallarının taraf bir devletin hukukuna yollaması: Karşı taraf CISG'ye taraf olmayan bir ülkede olsa bile, sözleşmeye Türk hukuku uygulanacaksa uluslararası satım bakımından Türk hukukunun parçası olan CISG uygulanabilir.

Taraflardan birinin işyerinin yabancı ülkede bulunması yeterlidir; tarafların vatandaşlığı ve sözleşmenin ticari mi medeni mi sayıldığı önem taşımaz.

CISG her satışa uygulanmaz. Kişisel veya ailevi kullanım için alınan mallar, açık artırmayla ve icra yoluyla yapılan satışlar, menkul kıymetler, gemiler, uçaklar ve elektrik satışları kapsam dışıdır (m.2). Üretilecek veya imal edilecek malların satışı kural olarak CISG kapsamındadır. Ancak gerekli malzemenin önemli bir kısmını alıcı sağlıyorsa veya satıcının yükümlülüklerinin ağırlıklı kısmı hizmet niteliğindeyse sözleşme kapsam dışında kalır (m.3). Sözleşmenin geçerliliği ve malların mülkiyetinin geçişi de CISG'de düzenlenmez; bu konulara uygulanacak ulusal hukuk uygulanır (m.4).

2. Türk Hukuku Seçimi CISG'yi Dışlamaz

Uygulamada en yaygın yanılgı, sözleşmeye "Türk hukuku uygulanır" hükmü konulduğunda TBK ve TTK'nın uygulanacağının düşünülmesidir. CISG Türkiye'de iç hukukun parçası olduğundan, Türk hukukunun seçilmesi uluslararası satımlar bakımından CISG'nin seçilmesi anlamına gelir. Taraflar CISG'yi hariç tutmak istiyorsa bunu açıkça belirtmelidir (m.6). Örneğin "Bu sözleşmeye, Milletlerarası Mal Satımına İlişkin Sözleşmeler Hakkında Birleşmiş Milletler Antlaşması (CISG) hariç olmak üzere Türk hukuku uygulanır" şeklinde bir hüküm bu sonucu sağlar.

CISG'nin hariç tutulup tutulmaması bir tercih meselesidir ve her zaman avantajlı değildir. Aşağıda görüleceği gibi CISG bazı konularda alıcı, bazı konularda satıcı lehine sonuçlar doğurur. Önemli olan, bu tercihin bilinçli olarak yapılmasıdır.

3. Sözleşmenin Kurulması ve Formlar Savaşı

CISG uyarınca satış sözleşmesi kural olarak herhangi bir şekle tabi değildir ve tanıkla dahil her türlü delille ispat edilebilir (m.11). Uygulamada sözleşmeler çoğu zaman tek bir belge yerine teklif, sipariş, sipariş onayı ve proforma fatura gibi belgelerin karşılıklı gönderilmesiyle kurulur.

Tarafların her biri kendi genel satış veya satın alma koşullarına atıf yaptığında "formlar savaşı" ortaya çıkar. CISG'ye göre teklifi esaslı olarak değiştiren bir kabul, kabul değil karşı tekliftir. Fiyat, ödeme, malların kalitesi ve miktarı, teslim yeri ve zamanı, sorumluluk kapsamı ve uyuşmazlıkların çözümüne ilişkin değişiklikler esaslı sayılır (m.19). Bu nedenle sipariş onayında kendi koşullarınıza atıf yapmanız ve karşı tarafın koşullarını açıkça reddetmeniz, hangi koşulların uygulanacağı konusunda belirleyici olabilir.

4. Ayıp İhbarı: CISG ile TTK Arasındaki Fark

Ayıp ihbarı, CISG ile Türk iç hukuku arasındaki en önemli pratik farklardan biridir.

  • TTK: Ticari satışlarda ayıp teslimde açıkça belliyse alıcının iki gün içinde ihbarda bulunması gerekir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslimden itibaren sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmek ve bu sırada ortaya çıkan ayıbı ihbar etmek zorundadır (TTK m.23).
  • CISG: Alıcı malları koşulların elverdiği en kısa süre içinde incelemelidir (m.38). Uygunsuzluğu, öğrendiği veya öğrenmesi gerektiği andan itibaren makul bir süre içinde ve uygunsuzluğun niteliğini belirterek satıcıya bildirmelidir (m.39/1). Her durumda, malların fiilen teslim edildiği tarihten itibaren iki yıl içinde bildirim yapılmazsa, sözleşmesel bir garanti süresi aksini öngörmedikçe, alıcı uygunsuzluğa dayanma hakkını kaybeder (m.39/2).

CISG'deki "makul süre" TTK'daki sürelerden daha esnektir, ancak sınırsız değildir. Uluslararası uygulamada bu süre, malın niteliğine ve uygunsuzluğun türüne göre çoğu zaman birkaç hafta olarak değerlendirilmektedir. Bildirimin genel bir şikâyetle yetinmeyip uygunsuzluğun ne olduğunu açıkça belirtmesi de gerekir. Satıcının bildiği veya bilmemesinin mümkün olmadığı ve alıcıya açıklamadığı uygunsuzluklar bakımından satıcı, bildirimin süresinde yapılmadığını ileri süremez (m.40).

5. Esaslı İhlal ve Sözleşmeden Kaçınma

CISG'nin temel tercihi sözleşmeyi ayakta tutmaktır. Bu nedenle sözleşmeden kaçınma, yani sözleşmenin sona erdirilmesi, istisnai bir çare olarak öngörülmüştür. Alıcı veya satıcı ancak karşı tarafın esaslı ihlali halinde ya da teslim veya ödeme borcunun kendisine verilen ek süre içinde de yerine getirilmemesi halinde sözleşmeden kaçınabilir (m.49, m.64).

Esaslı ihlal, karşı tarafı sözleşmeden haklı olarak bekleyebileceği şeyden önemli ölçüde yoksun bırakan ihlaldir (m.25). Malların ayıplı olması her zaman esaslı ihlal sayılmaz. Ayıbın giderilebildiği veya malların indirimli fiyatla da kullanılabildiği durumlarda kaçınma hakkı doğmayabilir. Ayıplı malın yenisiyle değiştirilmesi de ancak esaslı ihlal halinde istenebilir (m.46/2). Kaçınma iradesinin karşı tarafa bildirilmesi gerekir (m.26) ve bu hak makul süre içinde kullanılmazsa kaybedilebilir.

Alıcı, kaçınma yerine ayıbın giderilmesini, satıcının ifası için ek süre verilmesini veya bedelden indirim yapılmasını da isteyebilir (m.46–50). Satıcı da belirli koşullarla teslim tarihinden sonra bile ayıbı kendi masrafıyla giderme hakkına sahiptir (m.48). Bu yapı, TBK'nın ayıp hükümlerine göre alıcıya tanınan seçimlik haklardan önemli ölçüde farklıdır. TBK'daki borçlu temerrüdü ve sözleşmeden dönme kurallarını bu yazımızda ele almıştık.

6. Tazminat: Kusursuz Sorumluluk ve Öngörülebilirlik Sınırı

  • Kusur aranmaz: CISG'de sözleşmeye aykırılık nedeniyle tazminat sorumluluğu kusura bağlı değildir. Taraf, ancak aykırılığın kendi kontrolü dışındaki, sözleşmenin kurulması sırasında hesaba katmasının beklenemeyeceği ve önlenemeyecek bir engelden kaynaklandığını ispat ederse sorumluluktan kurtulabilir (m.79).
  • Öngörülebilirlik: Tazminat, kâr kaybı dahil olmak üzere uğranılan zararı kapsar; ancak ihlal eden tarafın sözleşmenin kurulması sırasında öngördüğü veya öngörmesi gereken zararla sınırlıdır (m.74).
  • İkame işlem: Sözleşmeden kaçınılmış ve alıcı makul şekilde ikame mal satın almışsa, sözleşme fiyatı ile ikame işlem fiyatı arasındaki farkı talep edebilir (m.75). İkame işlem yapılmamışsa cari fiyat esas alınır (m.76).
  • Zararı azaltma külfeti: Zarar gören taraf, zararını azaltmak için makul önlemleri almak zorundadır; alınmayan önlemlerle azaltılabilecek zarar kadar tazminattan indirim yapılır (m.77).
  • Faiz: Geciken ödemeler için faiz istenebilir (m.78); ancak faiz oranı CISG'de belirlenmemiştir ve uygulanacak ulusal hukuka göre tespit edilir.

7. CISG'nin Düzenlemediği Konular

CISG, satım ilişkisinin tamamını düzenlemez. Sözleşmenin geçerliliği, mülkiyetin geçişi, temsil yetkisi, cezai şart ve sorumluluğu sınırlayan klozların geçerliliği ile zamanaşımı gibi konular, kanunlar ihtilafı kurallarına göre belirlenen ulusal hukuka tabidir. Türk hukuku uygulanıyorsa bu konularda TBK ve TTK hükümleri devreye girer. Örneğin ayıptan doğan taleplerde TBK'daki zamanaşımı süreleri önem kazanabilir.

Incoterms kuralları da CISG ile birlikte uygulanır. Sözleşmede atıf yapılan bir Incoterms kuralı, hasarın geçişi ve teslim yükümlülüğü bakımından CISG'nin genel kurallarının önüne geçer.

8. Sözleşme Tasarımı İçin Öneriler

  • Her uluslararası satışta CISG'nin uygulanıp uygulanmayacağını bilinçli olarak belirleyin ve sözleşmede açıkça yazın.
  • CISG'yi hariç tutuyorsanız, Türk hukukunun TTK'daki kısa ayıp ihbarı sürelerinin uygulanacağını ve bunun alıcı veya satıcı olarak sizi nasıl etkileyeceğini değerlendirin.
  • İnceleme ve ayıp ihbarı için somut süreler, bildirim şekli ve muhatabı belirleyin; "makul süre" belirsizliğini sözleşmeyle giderin.
  • Esaslı ihlal sayılacak halleri, örneğin belirli bir teslim tarihinin kesin vade olduğunu veya belirli teknik özelliklerin esaslı olduğunu sözleşmede tanımlayın.
  • Sorumluluk sınırlamaları, dolaylı zararların hariç tutulması ve cezai şart gibi CISG'nin düzenlemediği konuları, uygulanacak ulusal hukukun sınırlarını gözeterek düzenleyin.
  • Formlar savaşı riskine karşı sipariş ve sipariş onayı süreçlerini standartlaştırın.
  • Uyuşmazlık çözüm yolunu belirleyin. Uluslararası satışlarda tahkim sık tercih edilir; tahkim şartının nasıl yazılması gerektiğini bu yazımızda ele almıştık.

9. Sonuç

CISG, Türk şirketlerinin uluslararası mal satımlarında çoğu zaman fark edilmeden uygulanan bir hukuk düzenidir. Öne çıkan hususlar şöyle özetlenebilir:

  • Türkiye 1 Ağustos 2011'den bu yana CISG'ye taraftır. Başlıca ticaret ortaklarıyla yapılan satışlarda, aksi kararlaştırılmadıkça CISG uygulanır.
  • Sözleşmede Türk hukukunun seçilmesi CISG'yi dışlamaz; hariç tutma açıkça yapılmalıdır.
  • Ayıp ihbarında CISG makul süre ve iki yıllık azami süre öngörür; TTK'daki iki ve sekiz günlük süreler CISG kapsamındaki satışlarda uygulanmaz.
  • Sözleşmeden kaçınma yalnızca esaslı ihlal veya ek sürede ifa edilmeme halinde mümkündür.
  • Tazminat sorumluluğu kusura bağlı değildir, ancak öngörülebilir zararla sınırlıdır.
  • Geçerlilik, zamanaşımı ve sorumluluk sınırlamaları gibi konular ulusal hukuka tabidir; sözleşme bu boşlukları dikkate alarak tasarlanmalıdır.

Uluslararası satış ve tedarik sözleşmelerinin hazırlanması ve gözden geçirilmesi, CISG kapsamındaki ayıp, kaçınma ve tazminat uyuşmazlıkları ile ihracat ve ithalattan doğan dava ve tahkim süreçleri konularında destek için info@guzeloglu.legal adresinden bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Yazar: Abdülkadir GÜZELOĞLU
DİĞER HABER & MAKALELER