Yazımızda Türkiye'de verilen hakem kararlarına karşı iptal davası ele alınmakta; iptal sebepleri, süreler ve icraya etkisi anlatılmaktadır.
Tahkimin en önemli özelliklerinden biri, hakem kararının kural olarak kesin olması ve esas bakımından yeniden incelenememesidir. Türkiye'de verilen bir hakem kararına karşı başvurulabilecek tek yol iptal davasıdır. İptal davası bir istinaf veya temyiz yolu değildir. Mahkeme hakemlerin uyuşmazlığı doğru çözüp çözmediğini incelemez; yalnızca kanunda sınırlı olarak sayılan ağır usul ve yetki sorunlarını ve kamu düzenini denetler. Kısa dava süreleri, sınırlı sebepler ve iç tahkim ile milletlerarası tahkim arasındaki önemli farklar nedeniyle iptal davası, kararın tebliğinden itibaren hızlı ve doğru bir stratejik değerlendirme gerektirir. Yazımızda hangi kanunun uygulanacağı, görevli mahkeme ve süreler, iptal sebepleri, iptal davasının icraya etkisi, feragat imkânı, iptal sonrası süreç ve strateji ele alınmaktadır.
1. Hangi Kanun Uygulanır: HMK mı, MTK mı?
Tahkim yeri Türkiye olan uyuşmazlıklarda, uyuşmazlık yabancılık unsuru taşıyorsa 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu (MTK), taşımıyorsa Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) tahkime ilişkin hükümleri uygulanır. MTK m.2'ye göre yabancılık unsuru, örneğin şu hallerde bulunur:
- tarafların yerleşim yerlerinin veya mutad meskenlerinin farklı devletlerde bulunması,
- tahkim yerinin taraflardan birinin yerleşim yerinin bulunduğu devletten farklı olması,
- sözleşmenin taraflarından birinin ortaklarından en az birinin yabancı sermaye getirmiş olması veya sözleşmenin uygulanması için yurt dışından sermaye sağlanması gerekmesi,
- sözleşmenin veya hukuki ilişkinin bir ülkeden diğerine sermaye veya mal geçişini gerektirmesi.
Bu ölçütlerden biri genellikle yeterlidir. Bu nedenle iki Türk şirketi arasındaki bir uyuşmazlık da, taraflardan birinin yabancı sermayeli olması veya sözleşmenin ithalat ya da ihracat içermesi halinde MTK'ya tabi olabilir. Aşağıda görüleceği gibi bu ayrım, iptal davasının sonuçlarını doğrudan etkiler.
2. Görevli Mahkeme ve Dava Süresi
- İç tahkim (HMK m.439): İptal davası, tahkim yerindeki bölge adliye mahkemesinde açılır. Süre, hakem kararının veya tashih, tavzih ya da tamamlama kararının tebliğinden itibaren bir aydır.
- Milletlerarası tahkim (MTK m.15): İptal davası, MTK m.3'te belirlenen asliye hukuk mahkemesinin bağlı olduğu bölge adliye mahkemesinde açılır. Bu mahkeme, davalının Türkiye'deki yerleşim yeri, mutad meskeni veya işyerine göre belirlenir; bunların hiçbiri Türkiye'de yoksa İstanbul'dur. Süre, aynı tebliğlerden itibaren otuz gündür.
"Bir ay" ile "otuz gün" arasındaki fark küçük görünse de sürenin hesabını değiştirir ve kaçırılan süre hakkın kaybı sonucunu doğurur. Bu nedenle kararın tebliğ edildiği gün, hangi kanunun uygulanacağı ve sürenin son günü derhal tespit edilmelidir. Bölge adliye mahkemesinin iptal davası hakkındaki kararına karşı temyiz yolu açıktır.
3. İptal Sebepleri
İptal sebepleri kanunda sınırlı olarak sayılmıştır ve genişletici yorum yapılmaz. HMK m.439 ve MTK m.15 aşağıdaki sebepleri büyük ölçüde ortak olarak düzenler:
- taraflardan birinin ehliyetsizliği veya tahkim anlaşmasının geçersizliği,
- hakem veya hakem heyetinin seçiminde taraflarca kararlaştırılan veya kanunda öngörülen usule uyulmaması,
- kararın tahkim süresi içinde verilmemiş olması,
- hakem veya hakem heyetinin hukuka aykırı olarak yetkili veya yetkisiz olduğuna karar vermesi,
- tahkim anlaşması kapsamında olmayan bir konuda karar verilmesi, talebin tamamı hakkında karar verilmemesi veya yetkinin aşılması,
- yargılamanın taraflarca kararlaştırılan veya kanunda öngörülen usule uygun yürütülmemesi ve bu aykırılığın kararın esasına etkili olması,
- tarafların eşitliği ilkesine aykırı davranılması; HMK kapsamında ayrıca hukuki dinlenilme hakkının ihlali,
- uyuşmazlık konusunun Türk hukukuna göre tahkime elverişli olmaması,
- kararın kamu düzenine aykırı olması.
Son iki sebep, tahkime elverişlilik ve kamu düzeni, mahkemece kendiliğinden incelenir. Diğer sebepleri davacının ileri sürmesi ve ispat etmesi gerekir. Kamu düzeni kavramı dar yorumlanmaktadır. Hakemlerin hukuku yanlış uygulaması veya delilleri hatalı değerlendirmesi tek başına kamu düzenine aykırılık oluşturmaz. Kamu düzeni ancak kararın Türk hukukunun temel ilkelerini ve adalet anlayışını açıkça zedelediği durumlarda gündeme gelir.
Uygulamada iptal davası, çoğu zaman esasa ilişkin itirazların usul sebebi gibi gösterilmeye çalışıldığı bir zemine dönüşmektedir. Mahkemeler bu tür talepleri, esasın yeniden incelenmesi anlamına geldiği gerekçesiyle reddetmektedir. Bu nedenle iptal dilekçesi, hangi sebebin hangi somut olguya dayandığını açıkça ortaya koymalıdır.
4. İptal Davasının İcraya Etkisi
İki rejim arasındaki en önemli pratik fark, iptal davasının hakem kararının icrasına etkisidir:
- İç tahkim: İptal davasının açılması kararın icrasını kendiliğinden durdurmaz. Davacı talep ederse, mahkeme karar konusu tutar kadar teminat gösterilmesi şartıyla icranın durdurulmasına karar verebilir. Temyiz de icrayı kendiliğinden durdurmaz.
- Milletlerarası tahkim: İptal davasının açılması kararın icrasını kendiliğinden durdurur ve bu etki temyiz aşamasında da devam eder. Karar, iptal davası süresinin geçmesinden veya davanın reddinin kesinleşmesinden sonra icra edilebilirlik şerhi verilerek icra edilir.
Bu fark, kararı kazanan ve kaybeden taraf için tamamen farklı stratejiler doğurur. Milletlerarası tahkimde kaybeden taraf, iptal davası açarak tahsilatı aylarca, bazen yıllarca erteleyebilir. İç tahkimde ise kaybeden tarafın icrayı durdurabilmesi için karar tutarı kadar teminat yatırması gerekir.
5. İptal Davasından Feragat
MTK, taraflardan hiçbirinin Türkiye'de yerleşim yeri, mutad meskeni veya işyeri bulunmaması halinde, tarafların tahkim anlaşmasına konulacak açık bir hükümle veya sonradan yapılacak yazılı bir anlaşmayla iptal davası açma hakkından tamamen veya kısmen feragat etmelerine imkân tanır. Bu durumda dahi kararın icrası için icra edilebilirlik şerhi istendiğinde, tahkime elverişlilik ve kamu düzeni mahkemece kendiliğinden incelenir. HMK'da ise bu konuda açık bir düzenleme bulunmamaktadır ve kararın tebliğinden önce yapılan feragatin geçerliliği tartışmalıdır.
6. İptal Halinde Ne Olur?
Hakem kararının iptali, uyuşmazlığı kendiliğinden devlet mahkemelerine taşımaz. Taraflar aksini kararlaştırmadıkça, iptal kararının kesinleşmesinden sonra hakemleri ve tahkim süresini yeniden belirleyerek uyuşmazlığı tekrar tahkimde görebilir; aynı hakemleri yeniden görevlendirmeleri de mümkündür. Bununla birlikte bazı iptal sebeplerinde yeniden tahkim yolu kapalıdır:
- HMK: Ehliyetsizlik veya tahkim anlaşmasının geçersizliği, tahkime elverişsizlik ve kamu düzenine aykırılık nedeniyle iptal.
- MTK: Ehliyetsizlik veya tahkim anlaşmasının geçersizliği, kararın süresinde verilmemesi ve tahkime elverişsizlik nedeniyle iptal.
Bu hallerde uyuşmazlık, kural olarak yetkili devlet mahkemesinde görülür.
7. Strateji: Kazanan ve Kaybeden Taraf İçin
Kararı kaybeden taraf bakımından:
- Kararın tebliğ tarihini ve hangi kanunun uygulandığını hemen tespit edin; süreyi buna göre hesaplayın.
- İptal sebeplerini somut olgulara dayandırın; esasa ilişkin eleştirileri iptal sebebi gibi sunmaktan kaçının.
- Usule ilişkin itirazlarınızı tahkim yargılaması sırasında zamanında ve kayda geçecek şekilde yapın. Yargılama sırasında itiraz edilmeyen aykırılıklara sonradan dayanmak güçleşir.
- Tashih, tavzih veya tamamlama talebinin süreyi yeniden başlatabileceğini, ancak bu taleplerin de kendi sürelerine tabi olduğunu gözetin.
Kararı kazanan taraf bakımından:
- Milletlerarası tahkimde iptal davasının icrayı kendiliğinden durduracağını hesaba katın ve bu süre içinde karşı tarafın malvarlığına yönelik ihtiyati haciz gibi geçici hukuki koruma yollarını değerlendirin.
- Karşı tarafın varlıkları yurt dışındaysa, kararın o ülkede New York Sözleşmesi kapsamında tenfizini paralel olarak planlayın.
Sözleşme aşamasında:
- Taraflardan hiçbiri Türkiye'de yerleşik değilse, MTK kapsamında iptal davasından feragat hükmü düşünülebilir.
- Tahkim şartının açık ve kurum kurallarına uygun yazılması, iptal davalarında en sık ileri sürülen geçersizlik ve yetki sebeplerini baştan önler. Tahkim şartının tasarımını bu yazımızda ele almıştık.
8. Sonuç
İptal davası, hakem kararına karşı tek başvuru yoludur, ancak dar kapsamlı ve süreye sıkı sıkıya bağlıdır. Öne çıkan hususlar şöyle özetlenebilir:
- Yabancılık unsuru varsa MTK, yoksa HMK uygulanır; iki Türk şirketi arasındaki bir uyuşmazlık da yabancı sermaye veya sınır ötesi mal geçişi nedeniyle MTK'ya tabi olabilir.
- Dava süresi iç tahkimde bir ay, milletlerarası tahkimde otuz gündür ve kararın tebliğiyle başlar.
- İptal sebepleri sınırlıdır; mahkeme esası incelemez, kamu düzeni dar yorumlanır.
- Milletlerarası tahkimde iptal davası icrayı kendiliğinden durdurur; iç tahkimde durdurma ancak teminat karşılığında mümkündür.
- MTK, Türkiye'de yerleşik olmayan tarafların iptal davasından feragat etmesine imkân tanır.
- İptal halinde uyuşmazlık kural olarak yeniden tahkimde görülür; bazı sebeplerde ise devlet mahkemesine gider.
Hakem kararlarına karşı iptal davaları, hakem kararlarının icrası ve tenfizi ile ulusal ve milletlerarası tahkim yargılamaları konularında destek için info@guzeloglu.legal adresinden bizimle iletişime geçebilirsiniz.